Adana’da Kuduz Önlenebilir mi?

Adana’da Kuduz Önlenebilir mi?

Adana veteriner hekimlerine,Adana veteriner hekimleri odasına, il-ilçe Tarım Müdürlüklerine,belediyelere,DOHAYKO gibi sivil toplum örgütlerine ve en önemlisi kedi ve köpek sahiplerine çok iş düşmektedir.Bu kurumların birbirleriyle koordineli
ve uyumlu çalışması esastır.Kuduz konusunda hayvan besleyenlerin bilinçlendirilmesi önemlidir.Kedi ve köpeklerin aşılanmasının önemini kavramaları gerekir.

Kuduz; hayvanlardan insanlara bulaşabilen (zoonoz) tehlikeli bir hastalıktır.Hayvan sahiplerine bilgi akışını,bilinçlenmeyi sağlayacak olan kamu ve sivil toplum kuruluşlarıdır. Dohayko’nun belediye ve özel sektördeki duyarlı işverenlerin desteğiyle yayınladığı bilgilendirici broşür ve afişler yararlı olmaktadır.Adana veteriner hekimleri kuduz konusunda birebirde olsa hasta sahiplerini bilgilendirmelidir.

Adana ili doğudan ve köylerden aldığı göçlerle büyümektedir. Bir yandan kenar mahallelerde gecekondulaşma,diğer yandan inşaatlar Adana’yı şantiyeye çevirmiştir.İnşaatlar sokak köpekleri için yaşam alanı yaratmaktadır.İnşaatların etraflarının muntazam olarak çevrilmemesi, inşaattaki gece bekçilerinin korunmak için köpekleri beslemeleri köpekler için yaşam alanı yaratmıştır. Mahallelerdeki hayvan severlerinde sokak hayvanlarına çeşitli yiyecekler vermeleri ,o bölgedeki hayvan sayısını artırmaktadır. Sürüler halinde gezen sokak köpekleri insanları ürkütmektedir. Fakat bu kalabalık düşünüldüğü kadar tehlikeli değildir.İnsanlara saldırmak için değil,muhtemelen dişi(kızan)bir köpeğin peşine takılmışlardır.Adana’nın yerleşim yerlerinde hala tarlaların olması sokak köpekleri için uygun yaşam alanlarıdır.

Sokak köpekleri patolojik bir durumu (kuduz gibi) olmadan insanlara saldırmazlar.Saldırgan olarak şikayet edilen köpekler kendi bölgelerini koruma,yavrularını koruma,yemeğini saklama,taş atılma,tekmelenme gibi kötü davranışlara tepki olarak gösterirler. Hiçbir köpek durup dururken saldırmaz.Adana kent merkezinde insanlarla uyum içinde yaşayan sokak köpeklerini görmek her zaman mümkündür.

Kuduzla mücadelede neler yapılmasına değinmeden önce kuduzun yayılması nasıl oluyor buna değinelim. Sokak hayvanları kuduzun bulaşma zincirinin sadece bir halkasıdır. Bilindiği üzere sokak hayvanlarına bulaşma doğadaki tilki,kurt,çakal gibi vahşi hayvanlardan olmaktadır.Kuduz virüsü kanda ve salyada bulunur. Kuduz olmuş vahşi hayvanı ilk karşılayan köpeklerdir.Belki de insanları koruma güdüsü buna sebeptir.

Avrupa ülkelerinde kuduz görülmemektedir.Komşumuz Yunanistan da kuduz görülmeyen ülkelerdendir. Yunanistan sokaklarında elbette sokak köpekleri bulunmaktadır.Kuduz, Asya ve Afrika kıtalarında görülmektedir. Avrupa ülkeleri öncelikli olarak vahşi hayvanları aşılamışlardır. Uzun yıllar süren palet aşılar doğaya atıldı.Böylelikle kuduz kaynağında kurutulmuş oldu. Ülkemizde vahşi hayvanlarla ilgili aşılama yapıldığı duyulmamıştır.Varsa yoksa sokak hayvanları… Neden bataklığı kurutmak yerine sineklerle mücadele ediyoruz. Sineklerle mücadelenin bedelini biz ödemiyor muyuz ? Bence bataklığı kurutmak için plan, proje üretme zamanıdır. Başka Sudenaz’ları yitirmeden…

Adana’daki kamu hastanelerine ısırılma vakası olarak gelen hastaların yaklaşık % 80’i SAHİPLİ KÖPEKLERDEN kaynaklanmaktadır. En son kasım ayında Adana Toros mahallesindeki kuduz görüldü. Ölü olarak bulunan köpek sarı-beyaz renkli ,terrier melezi orta boydan küçük bir köpekti.Sahipleri tarafından sokağa terk edilen bir süs köpeğiydi. Aşıları yapılmış olsaydı kuduz görülmezdi. Yani, hayvan sahipleri kendi köpeklerini aşılatmaktan acizler. Aşı bilinci oluşmamış insanlar.Adana veteriner kliniklerinde kuduz aşısının bedeli 20-30 ytl dir. İnsanlara yapılan kuduz aşısının devlete maliyeti yaklaşık 100 ytldir.
İki kez tetanoz en az üç kez kuduz aşısı yapılmaktadır. Bunun maliyetini siz hesaplayınız.İnsanda oluşan stres ve psikolojik rahatsızlıklarda cabası..Yaklaşık olarak her hastaneye yılda 2000’in üzerinde ısırık vakası gelmektedir. Türkiye genelindeki hastane sayısını düşünecek olursak kuduz aşısına ödenen trilyonları hesaplamak zor olmaz.Bu trilyonlar vahşi hayvanların ve sokak hayvanlarının rehabilitasyonuna kullanılsa kuduz ortadan kalkabilir.

Belediyeler, 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu doğrultusunda çalışmaktadır.Yani,sokak hayvanlarını toplayıp,Dohayko Büyükşehir hayvan barınağına teslim etmektedir. Barınakta küpe takılıp, aşılama ve kısırlaştırma yapılmaktadır .Sakat,yaşlı,tacize uğramış,uyumsuz ve sağlıksız köpekler barınakta bırakılıp,diğerleri alındıkları yere tekrar serbest bırakılmaktadırlar.Kayıt altına alınan sokak köpeklerinin yıllık kuduz aşıları her yıl tekrarlanması gerekir. Seyhan belediyesi 4 veteriner hekimi,4 köpek toplama aracı ,15 çalışanıyla kuduz mücadelesinde örnek belediyelerdendir. Maalesef ülkemizde her üç belediyeden birinde veteriner hekim çalıştırılmaktadır. Seyhan, Yüreğir ve Büyükşehir belediyesini yalnız başlarına çalışmaları yeterli olmamaktadır.Diğer ilçe ve komşu İl belediyeleri kuduz konusunda duyarsızlıkları devam etmektedir. Kuduz hastalığını kontrol altında tutulması TÜM BELEDİYELERİN ortak çalışmasıyla olur.Her belediyenin hayvan barınağı yapması gerekmektedir. Sahipli köpeklerin de bulundukları belediyeye kayıt yaptırma zorunlulukları da vardır. Veteriner hekimlerinden aldıkları aşı karnesiyle gidip kayıt yaptırmalılar.Koruyucu veteriner hekimlik hizmetinin artması köpeklerin kayıt altına alınmayla gerçekleşir.

Sonuç olarak; kuduz hastalığının önlenmesi vahşi hayvanların aşılanması,sokak hayvanlarının küpe takılıp, aşılanıp, kısırlaştırılması, hayvan sahiplerinin bilinçlenip,koruyucu veteriner hekimlik hizmeti almalarına, belediyelerin barınak yaptırıp diğer belediyelerle koordineli çalışmalarına bağlıdır.


KUDUZ HASTALIĞI HAKKINDAKİ GEREKLİ BİLGİLER

1)Her ısırık vakasında kuduz mudur ?

Yanıt :Kuduz aşısı yapılmamış kedi-köpek risk taşımasına
karşın, bu kuduz olunacağı anlamını taşımaz.
Kuduz belirtisi göstermeyen hayvanla,belirti
gösteren hayvanın ayırt edilmesi gerekmektedir.
Kuduz belirtisi göstermese bile hayvan
10 gün gözetime alınmalıdır.Isırılan kişinin mutlaka
hastaneye müracaat etmesi gereklidir.Yaranın
gerekli pansumanı yapılmalı ve (tetanoz-kuduz)aşılama
hemen başlatılmalıdır.
Çünkü; KUDUZ İHMALE GELMEZ.

2)Isırma vakasından sonra evde öncelikli ne yapılmalı ?

Yanıt :Yara bol sabunlu suyla temizlenmeli.Hemen
hastaneye gidilmelidir.

3)Kuduz olmuş hayvanlarda ne gibi belirtiler olur?

Yanıt :Anormal davranışlar sergiler,sallantılı yürüme,
dengesizlik,huysuz ve huzursuzdur,gıda maddesi olmayan
şeyleri (toprak,tahta,duvarı yemeye çalışma) yeme
eğilimi,su içmeme,sudan korkma,bakışlarındaki tuhaflık,
çene kaslarının felcinden çenenin düşmesi,salya akışı,
sağa-sola saldırma ,ısırmağa çalışma.Genellikle kuduz
hastalığına yakalanmış hayvan bulunduğu yeri terk eder.
Tanıdık ve çevresindekilere zarar vermeme
güdüsünden kaynaklandığı düşünülmektedir.

4)Kuduz hangi hayvanlardan görülür ?

Yanıt :Doğada yaşayan vahşi hayvanlardan rakun,yarasa,
kokarca,tilki ve çakalda görülür.Yarasada kuduz hastalığı
görülmemesiyle birlikte kuduz virüsünü tükrük bezlerinde
taşır.

5)Kemirgenlerden kuduz hastalığı geçer mi?

Yanıt :Sanıldığının aksine sincap,fare,hamster,tavşan gibi
Kemirgenler taşıyıcı değildir.Bu hayvanların ısırması bir
risk oluşturmaz.

6)Kuduz virüsü hangi yolla bulaşır ?

Yanıt:Kuduz hastalığına yakalanmış canlının ısırması
ile ,salya yolu ile bulaşır.Solunum yolu,temas vb.
yollarla bulaşma görülmez.



İ.SERDAR SAYAR
Veteriner hekim

Creative Commons License
Except where otherwise noted, the content on this site is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.